UYKU DÜZENİ OLUŞTURURKEN …

Bebeklerine uyku düzeni oluşturmaya çalışırken ebeveynlerin aklına pek çok soru takılıyor. Bazen de doğru zannederek yaptıkları uygulamalar aslında hatalı olabiliyor.

Uyku Düzeni Denildiğinde Ne Anlıyoruz ?

Bebekler anne karnından itibaren uyumayı biliyor. Doğumdan sonra ayrışma ve aynı zamanda bağlanma ilişkisi başlıyor. Henüz durmaya dair herhangi bir bilgisi olmayan bebeğin yeni hayata adapte olması zaman alıyor. Dolayısıyla ilk etaptan itibaren bebeklerin uykusu konusunda gerçekçi beklentilere sahip olmamız önemli. İki yaşına kadar bebeklerin gece uyanmaları ve bakımverenlerinin ilgisini istemesi oldukça doğal. Her çocuğun uyku ihtiyacı birbirinden farklıdır. Bu süreçte bebeklerin bizlere verdikleri ipuçlarını takip etmek ve hazır olduklarında, ihtiyaç duydukları kadar uyumalarına müsade etmek gerekli.

Ailelerin Uyku Düzeni İle İlgili Nelere Dikkat Etmesi Gerekir ?

Modern dünyada, uyku düzenimizi olumsuz etkileyen pek çok faktör var; yapay ışıklar, ekranlar, stres, saat değişiklikleri, seyahatler … Öncelikle, nasıl ki gündüz bebeğin ihtiyaçları tutarlı bir şekilde karşılanıyorsa, gece de karşılanması önemli. Bebeğin dokunulma, göz göze bakma, temas kurma gibi ihtiyaçları var.  Gerekli güvenlik önlemleri alındığında, ebeveynin ve bebeğin aynı yatakta/odada uyumasını çok önemsiyorum. Üstelik birlikte uyumanın önemi üzerine pek çok araştırma var.

Okami ve arkadaşlarının ( 2002 ) araştırması, küçüklükte anne ve babayla yatmanın ilerleyen süreçte bir sorunla ilişkilendirilemeyeceğini, aksine çocukların zekasının, bilişsel becerilerinin bu süreçten olumlu etkilendiğini ortaya koyuyor.


Olsen ve arkadaşlarının ( 2013 ) çalışmasında, erin dönemde ebeveynleriyle yatan çocuklarda obezite riskinin azaldığı sonucuna ulaşılmış.

Uyku Düzeni Oluştururken En Çok Hangi Sorunlarla Karşılaşılıyor ?

Pek çok aile ilk ayların getirdiği yorgunlukla ve gerçek üstü toplumsal beklentiler nedeniyle bebeklerinin uykusundaki düzensizlik sebebiyle kendilerini ve ebeveynliklerini sorguluyor. Bunun neticesinde henüz bilimsel geçerliği ve uzun dönem etkililiği belli olmayan ve herhangi bir psikolojik formasyondan geçmemiş eğiticilerden uyku eğitimi alıyorlar. Yeni doğmuş bir bebeğin gece ve gündüz algısı olmadığını belirtmek gerekiyor. Nasıl ki bir bebekten doğar doğmaz yürümesini beklemiyorsak, aynı şekilde uyku düzeninin de bir anda oturmasını gerçekçi değil.

Çoğu uyku eğitiminin zararlı olmasının temel nedeni bağlanma ilişkisini zedelemesi ve çocuğun dış dünyayla ve kendiyle ilgili olumsuz inançlar geliştirmesine neden olmasıdır. Bir bebeğin en çok fiziksel ve duygusal yakınlığa, tensel sıcaklık hissetmeye, ilişki kurmaya ve sürdürmeye ihtiyacı vardır. Bebek doğduktan sonra bakımvereniyle kurduğu İlişkinin niteliği ve ihtiyaçlarının tolere edilebileceği bir zaman diliminde karşılanması, ebeveyn bebek arasında güvenli bir bağın temelinin atılmasına imkan sağlıyor. Bu ihtiyaçlar bebeği beslemek ve temizlemekten ibaret değil. İlgi, temas, şefkat ihtiyaçları bir o kadar önemli. Ebeveyn ve bebek arasında güvenli bağlanma kurulunca, bebek dünyanın güvenli bir yer olduğunu hissediyor, dış dünyayı güvenle keşfedebileceği sonucuna ulaşıyor. Aksi bir durumda; dünyanın tehlikelerle dolu bir yer olduğuna inanıyor. Bir bebeği henüz hazır olmadan ayrı bir odaya koyarak, ona bağımsızlığı öğretemeyiz. Çocuklar zamanı geldiğinde bağımsızlaşacaklardır. Gerçekten bağımsızlaşmak için önce bağlanmak gerekiyor. Anne ve babayla aynı yatakta/odada yatmanın çocuğun bireyselleşmesini engelleyeceği bileğisin yanlıştır ve hiç bir bilimsel dayanağı yok. Bu bilgi, elbette çocuklarla sonsuza kadar aynı odada uyumak anlamını taşımaz. Çoçuğun hazır oluş sinyalleri iyi takip edilmeli, hazır olduğunda aşamalı bir planla kendi odasında uyuması teşvik edilmelidir.

Uyku Konusunda Aileler Neleri Yanlış Yapıyor ?

Pek çok uyku eğitiminde kullanılan ‘ kontrollü ağlatma ‘ kısa vadede etkili bir yöntem gibi görülüyor, çocukların ağlamaları zamanla azalıyor. Fakat bu durumda çocuk kendini sakinleştirmeyi öğrenemiyor. Zira beynin kendini sakinleştirme ve mantıklı düşünce üretmekten sorumlu kısmı 5 yaş itibariyle gelişiyor. Kontrollü ağlatma, çocuklara çevrelerinden destek istememeyi ve çaresizliği aşılıyor.

Doğru Bir Uyku Düzeni Oluşturmak İçin Neler Tavsiye Edersiniz ?

Mümkünse loş ve kırmızı Işık’tan faydalanmak önemli. Bir bebeğin ekrana maruz kalması da uyku düzenlerini olumsuz etkiliyor. Ekranla tanışma süresi 2 yaş ve sonrasına ertelenmeli. Annenin ve babanın özellikle ilk yıllarda sosyal çevrelerinden destek alması ve iş bölümü yapması çok etkili. Bebek gece uyandığında sadece emzirilmek için uyanmıyor. Aksine güvende olduğunu hissetmek içim uyanıyor. Dolayısıyla dönüşümlü bir şekilde anne ve babanın sırayla bebekleriyle ilgilenmesi çok önemli. Anne sütü emen bebek daha sık beslenmek istiyor. Bu sık beslenme uygulaması uykuları bölüyor ama bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ancak ani bebek ölüm riskinde koruyucu bir etkiye sahip. Eğer bebek anne sütü almıyorsa da, yine de bakımveren bir kişinin kucağında emzirilmesini ve bebekle temasta bulunulmasını öneriyorum. Beslenmek sadece fiziksel değil aynı zamanda ruhsal bir olgudur. Bebek hangi odada uyuyacaksa, o odada uyku dışında vakit geçirmek ve odayı keyifli ve mutlu bir yer olarak algılamasına imkan sağlamak, uyku zamanlarındaki süreç süreci de kolaylaştırıyor. Bebeği rahatlatacak bir müzik, masaj, bebeğin uyku düzenine alışması için önemli. Yaşı ne olursa olsun çocuklara hikaye okumak ve bakımverenin kalp atışlarına yakın bir yerde bebeği tutmak güven veriyor.



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.