OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ 

Günümüzde çalışan annelerin en büyük sorunu, çocuklarını hem güvenle teslim edecekleri hem de doğru eğitimi alacakları bir kurum bulma konusunda zorlanmaları … Hayal gücü kuvvetli, aktif, sorumluluk sahibi çocuklar yetiştirmenin gerekliliği uzmanlarca vurgulanıyor.

Aileler Okul Öncesi Bakım ve Eğitim Konusunda Ne Gibi Sorunlar Yaşıyor ?

Bu konuda trajik hikayeler olduğu için haklı olarak güven sorunu yaşayan anne babalar çok iyi araştırma yapmaları gerekiyor. Bir bakıcıdan veya kurumdan memnun kalan kişilerin fikirlerine önem vermeliler. Anneanne, babaanne, teyze, hala gibi çok yakın kişilerin çocuklara bakmaları güvenli ama eğitim açısından yeterli değil.

Okul Öncesi Eğitim Kurumunun Ne Gibi Özelliklere Sahip Olmaları Gerekir ?


Okul öncesi eğitim veren bir kurum ihtiyaçlara uygun esnek okul saatleri sunup, şirketlerle işbirliği içinde olmalı. Yenilikleri, teknolojiyi takip etmeli. Çocukları iyi gözlemlemeli onların yetenekleri doğrultusunda aktivitelere yönlendirmeli ve ailesine bilgi vermeli.

Okul Öncesi Eğitim Çocuğa Neler Sağlar ?

3 yaşın altındaki çocukların eğitimi ve bakımı doğru yapılırsa daha sonraki yaşlarda atacakları adımların sağlam temeli oluşur. Enerjisini doğru kullanan çocuk, yorulur, yemek yer ve düzenli uyur.

Eğitim veren her kurum üzerine düşen görevini yerine getirmeli, gerekirse MEB ile işbirliği yapmalıdır. Çok dilli toplumun gereksinimlerine nitelikli birkaç dilde eğitimler verilmelidir. Çocukların dil becerilerini ve kültürler arası olan saygı ve anlayışlarını geliştirmek gerekir. Sosyal eğitim ile de çocukların ve ailelerin daha mutlu olması sağlanmalıdır. Bütünleşme prensibi, bedeb, ruh, zihin, çeşitli etkinlikler, çocukların günlük hayatlarına eşit şekilde yayarak tasarlanmalı. Ebeveynler ile etkin işbirliği içinde olunmalıdır. Eğitimciler aynı zamanda bebek grupların bezlerini de değiştirmeli. Öğrenciler de eğitimciler de ” Ben yaparım ben çözerim ” felsefesini benimsemeli.

Bu Dönemdeki Oyun Konusunda Neler Söylenebilir ?

Okul öncesi eğitim döneminde çocuğun kendini en iyi ifade ettiği araç olan ” oyun ” ile yaşamı sahiplenmesi çok önemli. Bundan dolayı da çocuğun günlük yaşamında oyuna özel bir yer verilmeli. Bu dönemdeki oyun sadece oyun oynamak değildir. Daha ziyade çocuğun gelişiminin en yüksek seviyesidir. Bunun yüksek bir ciddiyeti ve derin bir anlamı vardır. Unutmayalım ki çocuğun bakımını ve beslenmesini anne yapar, korunmasını ve esirgenmesini baba sağlar.

 

ÇOCUKLARIN KENDİLERİYLE İLGİLİ HAKLARI 

Çocukların kendileriyle ilgili kendi kararlarını verme hakları vardır. Yetişkinlerle sağlıklı ve güvenilir ilişkiler içinde olmaya, diğer çocuklarla iletişim kurmaya ve ortak olarak belirlenen, onları yönlendiren, güven sunan ortamlara sahip olmaya, kendi fikirlerinin ardından gitmek için zamana sahip olma hakları da vardır. Soru sorma ve kendi yanıtlarını bulmalıdır. Çocuklar, erkek ya da kız, utangaç ya da cesur, bireysel yetenekleri, kendi dilleri, toplumsal ve kültürel kökenleri ve aile yaşamlarıyla kendileri gibi olma hakkına sahiptirler. Toplumun bir parçası olmak, kendileriyle veya topluluk içinde yaşamakla ilgili kendi kararlarını almak ve günlük yaşamlarını aktif olarak şekillendirmek de dahildir. Hedef daima aktif öğrenen, araştırıcı, hayal gücü kuvvetli, iletişimi güçlü, sorumluluk sahibi ve değerleri olan çocuklar yetiştirilmesi olmalıdır.

Güven Duygusunun Önemi Nedir ? 

En önemli konu bu … Hem çocuk kendini güvende hissetmeli ve güvenmeyi öğrenmeli. Her insana, bireysel kişiliğine de saygı göstermeyi bilmelidir. Bu durum hem çocuklar, hem ebeveynler hem de eğitimciler arasında geçerlidir.

 



1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.