KEKEMELİK NEDİR ?

Kekemelik; nörolojik ve genetik faktörlerin etkili olduğu, konuşmada meydana gelen akıcılık bozukluğu olarak nitelendirilen bir engel. Bilimsel araştırmalara göre toplumun yüzde 1’inde görülüyor. Türkiye’de 800 bine yakın kelimeliği olan birey olduğu tahmin ediliyor. Kekemelik erkeklerde kadınlara göre 4 kat daha fazla görülüyor.

Kekemelik, 18 ay ile 7 yaş arasında herhangi bir dönemde başlayabiliyor. Ancak en çok dil gelişiminin hızlı olduğu 3 ve 5 yaş arasında ortaya çıkıyor. Bazı çocuklarda kekemeliğin başlangıcı yeni bir kardeşin doğması; yeni bir eve taşınma gibi stres yaratan durumlardan sonra aniden oluşabiliyor. Bu gibi durumlarda öncelikle sakin olmak ve ardından uzman bir konuşma terapistiyle iletişime geçmek gerekiyor.

Türkiye’de Kekeleyen Bir Birey Olmak ! 

Kekemeler Derneği tarafından yapılan ve sonuçları Haziran 2018’de açıklanan ” Türkiye’de Kekeleyen Bir Birey Olmak ” adlı rapor, 41 farklı şehirde, 190 kekemeliği olan bireyin katılımıyla yapıldı. Raporda yer alan çarpıcı verilere göre:

  • Rapora göre kekemeliği olan bireylerin yüzde 73’ü günlük hayatta ayrımcılığa uğruyor ve yüzde 84’ü akran zorbalığına maruz kalıyor. En çok ayrımcılığa uğradıkları alanları lise ve üniversite gibi eğitim kurumları ve iş arama/mülakat süreçleri olduğunu belirtiyorlar.
  • Kekemeliği olan bireylerin yüzde 93’ü kekeleme olasılığı nedeniyle konuşmaktan kaçıyor ve susuyor. Yüzde 97’si ise başka sözcükler aramak, cümleleri değiştirmek veya cümleleri yarıda bırakmak gibi yöntemlere başvuruluyor.
  • Yüzde 97’si kekemeliklerinden dolayı utanç / kendini rezil olmuş hissetme / kendini değersiz görme / negatif değerlendirilme korkusu gibi duygular hissediyor. Yaklaşık yarısı hayatlarının herhangi bir döneminde kekemelikleri veya onun yol açtığı sebepler nedeniyle hayatlarına son vermeyi düşünüyor.
  • Yüzde 67’si kekemeliğiyle bağlantılı olarak ikincil davranış olarak adlandırılan yüzde kas gerilimi, baş hareketleri, kekelerken doğal olmayan el / parmak / ayak hareketleri vb. hareketlere sahip olduğunu belirtiyor.
” Kekemeliği bitireceğini söyleyenlerden uzak durun ” 

Kekemelikle ilgili bir diğer sorun da ” 15 Günde Kekemeliğe Son ” gibi sloganları olan ve uzmanlıkları olmayan dil ve konuşma terapi merkezleri. Katılımcıların yarısı bu merkezlere gittiğini, hatta gidenlerin de yüzde 21’i kekemeliğinin daha da kötüleştiğini belirtiyor. İçlerinde kekemeliği geçen biri ise yok. Çalışmanın yürütücülerinden Ozan Altıntaş, ergenlik çağı sonrasında kekemeliğin az ya da çok kontrol altına alınabileceğini fakat ‘ kekemeliği sıfırlamak ‘ gibi bir kavramdan söz edilemeyeceğini bu sebeple kekemeliği tamamen ortadan kaldıracağını vaat eden kişilerden uzak durulması gerektiğini belirtiyor.


 



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.