Çınardan önce de çok iştahlı biriydim. Her şeyi yiyip, içip pişman olmayanlardandım. Kilo takıntım yoktu. 70 kilo ile çınara hamile kaldım ve ilk aylarda mide bulantısı ile başım büyük dertteydi. 2 ay pek bir şey yiyemedim, zaten ne yesem çıkardığımdan yemeklerden uzaklaşmıştım ve haliyle kilo kaybım oldu. Hamileliğimin böyle geçmemesi için sürekli dua ediyordum ki çok şükür iki ay geçtikten sonra iştahım açıldı. Ne görsem anında elimde ve sonrada midemde oluyordu. Bunu abartmış olsam gerek hamileliğimde 105 kiloyu gördüm. Evet evet yanlış duymadınız tam tamına 35 kilo aldım. Hamilelikte midem bulanmasın artık diye dua ederken bu kadar şişeceğimi tahmin edememiştim.
   Bu kadar kilo almama neden olan yiyecekleri merak ettiğinizi hisseder gibiyim. Hayatımdan eksik etmediğim yiyeceklerin başında tabiki balık geliyordu. Eşim bugün ne yiyelim dediğinde kollarımı açıp balık diye bağırıyordum. Ben sadece balıkla kalır mıyım tabiki de hayır. Yanında kalamar ve bol akdeniz yeşillikleriyle dolu salata gömüyordum. Artık denizden babam çıksa yiyecek durumdaydım. Palamut, levrek ve çupra ise en sevdiklerimdir. Annelerim, balık yerken lütfen çok dikkat edin. Civa barındıranlardan uzak durun. Uzmanlar ton balığı, sardalya, alabalık ve uskumruyu gebelik sürecince önermiyorlar.
   Beslenmemde balıktan sonra sırayı kırmızı et alıyor. Hamileliğim boyunca köfte ve bifteği çok sık tükettim. Haftada üç kez kırmızı et yerken mutlaka bir kez de balık tüketiyordum. Geri kalan günlerde ise nohut, fasülye, sarma vb. yiyecekleri aşerme durumuma göre tüketiyordum.
   Gelelim tükettiğim kuruyemişlere. Yemediğim kalmamıştır sanırım. Kaju, badem, ceviz, leblebi, kuru kayısı, fındık, antep fıstığı … Mide bulantımın olduğu zamanlardan doğuma kadar kuruyemişi sürekli tükettim. Bebeklerimizin gelişimi için mutlaka her gün hepsinden bir avuç dolusu yemenizi tavsiye ederim.
   Süt ve süt ürünlerinde ise en çok yoğurdu tercih ettim. Her yemekte bir kase yoğurt yemeden sofradan kalkmazdım. Sütü ise genelde tatlılara kullanıp oradan almaya çalıştım. Sütlaç, muhallebi gibi. Yatmadan önce eşimle çikolatalı süt yapıp kendimizi şımarttığımız çok oldu. Tatlı haricinde de böyle sütü tüketmiş oldum.
   Hamileliğimde meyveyi de bol bol tükettim. Meyve zaten çok sevdiğimden zorluk çekmedim. Hep meyve aşerdim ve eşimi bir çok kez markete göndermişliğim oldu. Benden çok çekmiştir bu konuda. Meyve ayırt etmem ne varsa mevsiminde hepsini yerim. En çok tükettiklerim ise ; muz, kivi, şeftali, mürdüm eriği, mandalina, kavun, karpuz, ananas … Tadını hiç bilmediğim halde avokado bile aşerdim ama hiç sevmedim. Siz yiyebiliyorsanız yiyin bebeğe çok faydalı. Ayva ve elmaya çok ihtiyaç duymam aklıma bile gelmez. Çevremde herkes “ayva ye çocuğun güzel olsun” diye kafama kaktıkları için yemişliğim oldu. Elmayı da çok az tükettim belki bir belki iki kere, o da “astım olmasını engelliyor” diye okuduğum için. Meyveleri bazen tek başına bazen de evde waffle yaparak tükettim. Waffle, waffle değil gökdelen oluyordu. Tabi sonra gelsin kilocuklar.
   Annelerim, bebeklerimizin sağlığı her şeyden önemli. Her şey onlar için. Biz anneler önce hamilelikte sonrada emzirme dönemine geçişte elimizden geldiğince iyi beslenmek zorundayız. Bu yüzden önce kendimize bakacağız. Bunu yersem kilo alırım, bunu içersem karnım şişer demeyeceğiz. Bebeğimizi düşünüyorsak kilo takıntısı yapmayacağız. Hiçbir şey ay parçalarımızdan önemli değil. Etraftaki gereksiz seslere kulak vermeyeceğiz. Biz iyiysek bebeklerimiz iyi, biz mutluysak bebeklerimiz mutlu bunu unutmayacağız. Düzenli, sağlıklı beslenmeyi lütfen ihmal etmeyin. Arada kendinizi şımartmayı da unutmayın 🙂



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.